Yaşamanın ne büyük bir nimet olduğunu fark edemeyecek kadar meşgulüz. Evet hayattayız ama bu hepimizin yaşadığı anlamına gelmiyor.
Bir günde 1440 dakikanın tamamını fark ederek yaşıyor muyuz ? Zamanımız bu kadar azken boşa mı harcıyoruz ?
Kafamı meşgul edenlere bir liste hazırlasam sanırım bu konu 2. sırayı göğüslerdi eminim. Farkındalık konusuna gerçekten çok taktım hele de etrafta o kadar insanı kaybederken..
Hep düşünüyorum gerçekten yaşıyor muyuz !? Ben yaşadığımı sanmıyorum sadece zaman öldürüyorum diyebilirim bundan 2 ay öncesine kadar.. Şimdi şimdi toparlıyorum kendimi..
Farkındalık Ne Ki !?!?
Basitçe şöyle okumuştum bir yerde;
Yaptığımız her şeyde kendimize " Bunu yapmayı ya da bunu düşünmeyi ben mi istedim? " soruyu sormaktır. Düşünebilme kabiliyetinin hakimi olabilmektir. Misal kahve içerken; bardağa dokunuruz dokunduğumuzu onaylarız sonrasında çayı yudumlar ' Şu an kahve içiyorum ve sadece kahveyi içiyorum' deriz. Aslında sadece kahve içtik; ama farkında olarak.. O sırada aklımıza düşünceler mi geliyor ? ' ben sadece kahve içiyorum düşünmeyi istemiyorum diyebilmek farkındalığımızı sağlar. Farkındalık yapılan eylemle bütünleşebilmektir. Sadece 'anda kalarak' gerçekleşebilir. Çünkü düşünceler ya geçmişten anı olarak ya da gelecekten hayal olarak gelir.
Ben bu şekilde düşünmemiştim hiç, şuan yazı yazarken sadece yazıyorum diyorum kendime malum ısınma turları ama zamanında; bir çok şey düşünerek idame ettirirdim hayatımı bu biraz sıkıntı oluştururdu. farklı farklı seçenekler her zaman vardı aklımda sebebini işte şimdi anlıyorum diyebilirim.
Tavsiyedir !!'1!
Konu hakkında bilgi sahibi olun ben bildiğim öğrendiğim kadarını paylaşıyor olacağım sizinle ama olur da bilginiz varsa her zaman dinlerim, dinlemek isterim..
Farkındalığımızı elimizden bırakmamalı !
Bunu becerebiliyorsanız üstadımsınız bu saatten sonra..


